|
Yüksek Planlama Kurulundan:
Tarih :
1/7/2008
Karar No :
2008/31
Konu :
Orta Vadeli Mali Plan.
Yüksek Planlama
Kurulu’nca;
Maliye Bakanlığının
27/6/2008 tarih ve 8885 sayılı
yazısı dikkate alınarak; Maliye
Bakanlığı tarafından hazırlanan
ekli “Orta Vadeli Mali Plan
(2009-2011)’ın kabulüne, 5018
sayılı Kamu Mali Yönetimi ve
Kontrol Kanununun 16 ncı
maddesine göre karar
verilmiştir.
ORTA VADELİ MALİ PLAN
(2009 - 2011)
GİRİŞ
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi
ve Kontrol Kanununun öngördüğü
çok yıllı bütçe hazırlık süreci
Bakanlar Kurulunun temel
politika öncelikleri ile hedef
ve gösterge niteliğindeki temel
ekonomik büyüklükleri içeren
Orta Vadeli Programı kabul
etmesiyle başlamaktadır. Bu
çerçevede, 2009-2011 Orta Vadeli
Programı Bakanlar Kurulu
tarafından kabul edilerek
28/6/2008 tarihinde Resmî
Gazete’de yayımlanmıştır.
Çok
yıllı bütçe hazırlık sürecini
yönlendiren ikinci önemli belge
ise, Orta Vadeli Programla
uyumlu olmak üzere, gelecek üç
yıla ilişkin toplam gelir ve
gider tahminleriyle birlikte
hedef açık ve borçlanma durumu
ile kamu idarelerinin ödenek
teklif tavanlarını içeren ve
Maliye Bakanlığı tarafından
hazırlanarak Yüksek Planlama
Kurulu tarafından karara
bağlanan Orta Vadeli Mali
Plandır. Bu çerçevede, 2009-2011
Orta Vadeli Mali Planı Maliye
Bakanlığınca hazırlanarak Yüksek
Planlama Kurulu tarafından
karara bağlanmıştır.
Bilindiği üzere, 2008-2012
dönemini kapsayan Orta Vadeli
Mali Çerçeve ile bu döneme
ilişkin bütçe açığı, faiz dışı
fazla ve kamu borç stoku
hedefleri belirlenerek kamuoyu
ile paylaşılmıştır. Bu
çerçevede, ekonominin rekabet
gücünün artırılması, kamu
harcamalarında verimliliğin
sağlanması ve bölgeler
arasındaki gelişmişlik
farklarının azaltılması temel
öncelikler olarak
belirlenmiştir. Diğer taraftan,
kamu borç stokundaki düşüş
eğilimini devam ettirecek bir
faiz dışı fazla politikasının
sürdürüleceği de açıklanmıştır.
Ekonomik programların kararlı
bir şekilde uygulanması, kamu
gelir, harcama ve borçlanma
politikalarının birbirleriyle
uyumlu bir bütünlük oluşturması,
mali disipline titizlikle riayet
edilmesi ve yapısal önlemlerin
alınması neticesinde Türkiye’de
ekonomik ve mali istikrar ortamı
oluşmuştur.
Bütçe politikasının
uygulamasında sağlanan etkinlik
sayesinde, merkezi yönetim bütçe
giderlerinin gayri safi yurtiçi
hasılaya (GSYH) oranı ile faiz
giderlerinin bütçe içindeki
oranı azaltılmış; bütçe açığı
belirgin bir şekilde düşürülmüş
ve her yıl istikrarlı bir
şekilde elde edilen faiz dışı
fazla neticesinde kamu kesimi
borçlanma gereği ve kamu borç
stokunun GSYH’ye oranında önemli
düşüşler sağlanmıştır.
Küresel ekonomide ortaya çıkan
gelişmeler karşısında ekonomide
ve kamu maliyesinde kaydedilen
bu başarıların sürdürülebilmesi,
bir taraftan makro ve mikro
seviyede yapısal reformlara
devam edilmesine, diğer taraftan
tesis edilen mali disiplinin
kararlılıkla yürütülmesine
bağlıdır.
Mali Plan döneminde, ekonomide
sürdürülebilir büyüme ortamının
devam ettirilmesi ve ekonomik
istikrarın güçlendirilmesi
hedeflenmektedir. Bu hedef
doğrultusunda maliye
politikasının, belirlenecek mali
kurallar çerçevesinde
yürütülmesi sağlanacaktır.
Ayrıca, Avrupa Birliği ile
yapılan tam üyeliğe ilişkin
müzakere sürecinde Birlik
müktesebatına uyum
çalışmalarında önemli bir
mesafenin alınması ve buna bağlı
olarak doğrudan yabancı sermaye
yatırımlarında artış eğiliminin
devam etmesi beklenmektedir.
Orta Vadeli Program ve Orta
Vadeli Mali Plana dayalı olarak
hazırlanacak 2009-2011 yılları
merkezi yönetim bütçesi, mali
disiplin anlayışına uygun olarak
kaynakların belirlenmiş temel
politika öncelikleri
doğrultusunda tahsisini, kamu
harcamalarının kalitesinin
artırılmasını ve bu suretle
halkımızın hayat standardının
yükseltilmesini sağlayacaktır.
Etkin bir kamu mali yönetimi,
giderlerin rasyonel bir şekilde
önceliklendirilmesini ve
kaynakların bu önceliklere göre
tahsisini esas almalıdır. Bu
çerçevede plan döneminde kamu
gider mevzuatının
rasyonelleştirilmesine yönelik
çalışmalar sürdürülecektir.
2009-2011 yıllarını kapsayan
dönemde, çok yıllı bütçeleme
anlayışının uygulanmasında elde
edilen tecrübeler de göz önüne
alınarak kaynak tahsisinde
etkinliğin artırılması hususu,
temel önceliklerden birisi
olmaya devam edecektir. Bu
çerçevede, kamu idareleri ödenek
tavanlarını dikkate alarak,
belirlenen öncelikler
çerçevesinde kendi kaynak
tahsislerini gözden geçirecekler
ve önceliğini yitirmiş
faaliyetler ile projeleri
tasfiye edeceklerdir.
2009-2011 dönemi merkezi yönetim
bütçesinin hazırlığına esas
teşkil edecek temel
makroekonomik göstergeler, gelir
ve gider tahminleri, hedef açık
ve borçlanma durumu ile genel ve
özel bütçeli idarelerin ödenek
teklif tavanlarına Mali Planın
izleyen bölümlerinde yer
verilmiştir.
Kamu idareleri Orta Vadeli
Program ile Orta Vadeli Mali
Planda yer alan politika
önceliklerini, makroekonomik
göstergeleri ve ödenek
tavanlarını esas almak
suretiyle, çok yıllı bütçeleme
anlayışına uygun olarak kendi
kurumsal önceliklerini
belirleyecek ve 2009, 2010 ve
2011 yılları için bütçe
tekliflerini hazırlayacaklardır.
I. MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİNİN
DAYANDIĞI TEMEL MAKROEKONOMİK
GÖSTERGELER VE POLİTİKALAR
A. Temel Makroekonomik
Göstergeler
2009-2011 dönemi merkezi yönetim
bütçesi gelir ve gider
tahminlerinin belirlenmesinde,
Orta Vadeli Programda öngörülen
ve Tablo 1’de yer alan
makroekonomik göstergeler esas
alınmıştır. Kamu idareleri 2009,
2010 ve 2011 yıllarına ilişkin
bütçe ödenek tekliflerini
hazırlarken söz konusu
göstergeleri dikkate
alacaklardır.
Tablo 1- Temel Makroekonomik
Göstergeler
|
|
2009 |
2010 |
2011 |
|
GSYH Büyümesi (%) |
5,0 |
5,5 |
6,0 |
|
GSYH (Milyon YTL, Cari
Fiyatlarla) |
1.109.351 |
1.245.269 |
1.395.158 |
|
GSYH (Milyon Dolar, Cari
Fiyatlarla) |
772.690 |
830.179 |
900.567 |
|
TÜFE Yılsonu (%) |
7,5 |
6,5 |
5,5 |
Kaynak: Orta Vadeli Program
(2009-2011)
B. Bütçe Giderlerine İlişkin
Temel Politikalar
2009-2011 döneminde bütçe
giderlerine ilişkin esas
alınacak temel önceliklerden
birisi, 5018 sayılı Kanunun
etkin bir şekilde uygulanmasının
sağlanmasıdır. Kamu
idarelerinin, mali yönetim ve
kontrol alanında yeni görev ve
sorumluluklarını gereğince
yerine getirebilmelerini
sağlamak amacıyla, yeterli idari
kapasiteye kavuşturulmalarına
yönelik olarak başlatılan
faaliyetler
yoğunlaştırılacaktır. Mali
yönetim ve kontrol ile iç
denetim faaliyetlerinin genel
yönetim kapsamındaki kamu
idarelerinde etkin bir şekilde
uygulanması için gerekli
çalışmalar sürdürülecektir.
Ayrıca, kamu idarelerinin karar
verme süreçlerini güçlendirmek,
mali saydamlık ve hesap
verilebilirliği artırmak
amacıyla uygulamaya konulan
stratejik planlama ve performans
esaslı bütçeleme
yaygınlaştırılacaktır.
Mali Plan döneminde, eğitim,
sağlık ve sosyal nitelikli
harcamalar ile bölgesel
gelişmişlik farklarının
azaltılmasına yönelik
harcamalara daha fazla önem
verilerek, toplumun yaşam
kalitesinin yükseltilmesi,
beşeri sermayenin niteliklerinin
geliştirilmesi, gelir
dağılımının düzeltilmesi yönünde
politikalar uygulanmaya devam
edilecektir.
Genel sağlık sigortasının
uygulamada olacağı Mali Plan
döneminde; koruyucu sağlık
hizmetlerinin yaygınlaştırılması
ve sağlık hizmetlerine erişimin
kolaylaştırılarak kalitesinin
artırılması öncelikli hedefleri
oluşturmaktadır. Ayrıca, sağlık
giderlerinde verimliliğin
sağlanması için etkin kontrol ve
denetim mekanizmalarının tesis
edilmesi de öngörülmektedir.
Mali Plan döneminde, 5746 sayılı
Araştırma ve Geliştirme
Faaliyetlerinin Desteklenmesi
Hakkında Kanun kapsamında Ar-Ge
harcamalarına önem verilecek ve
teknogirişim sermayesi desteği
sağlanacaktır.
Orta ve uzun vadede ekonominin
verimliliğini ve üretken
yapısını destekleyen altyapı
yatırımlarına ağırlık
verilecektir. Ayrıca, Güneydoğu
Anadolu Projesi Eylem Planında
yer alan projeler için gerekli
kaynak sağlanacaktır. Güneydoğu
Anadolu Projesinin yanı sıra
diğer bölgesel kalkınma
projelerine de destek
sağlanacaktır.
Mali Plan döneminde, Ulusal
Tarım Stratejisi Belgesi
(2006-2010) ile 5488 sayılı
Tarım Kanunu çerçevesinde, alan
ve ürün temelinde
farklılaştırılarak üretimde
etkinliğin sağlanması amacıyla
tarımsal desteklemeler devam
edecektir.
C. Bütçe Gelirlerine İlişkin
Temel Politikalar
2009-2011 döneminde; vergi
kanunlarında yer alan istisna,
muafiyet ve vergi indirimi
hükümleri, ekonomik ve sosyal
politikalar çerçevesinde yeniden
değerlendirilerek vergi mevzuatı
sadeleştirilecektir.
Özel girişimcilerin uzun vadeli
planlama yapmalarını sağlamak ve
öngörülebilirliği artırmak
amacıyla vergi politikalarında
istikrar esas olacaktır.
Mali Plan döneminde; doğrudan
yabancı sermaye yatırımlarının
özendirilmesi, istihdam ve
ihracatın teşvik edilmesi,
yüksek katma değerli ürün üretme
kapasitesinin geliştirilerek
ülke ekonomisinin uluslararası
düzeyde rekabet edebilir bir
yapıya kavuşturulması vergi
politikasının temel öncelikleri
arasında yer almaktadır.
Türk vergi sisteminin Avrupa
Birliği müktesebatına uyumuna
ilişkin çalışmalar tamamlanacak;
ülkemizle dış ticareti bulunan
ve henüz çifte vergiyi önleme
anlaşması imzalanmamış olan
ülkelerle çifte vergiyi önleme
anlaşmalarının imzalanması
çalışmaları sürdürülecektir.
Herkesin vergi yükümlülüğünü
yerine getirmesini ve böylece
vergi yükünün adil dağılımını
sağlamak amacıyla kayıt dışı
ekonomi ile mücadele çalışmaları
kurumsal bilgi paylaşımı ve
koordinasyon içinde, teknolojik
altyapı da güçlendirilmek
suretiyle yoğun bir biçimde
sürdürülecektir. Bu kapsamda,
vergi kayıp ve kaçağının boyutu
ile niteliği düzenli olarak
analize tabi tutulacak ve kayıp
ve kaçağı önlemeye yönelik
denetimler artırılacaktır. Bu
doğrultuda, önümüzdeki süreçte
bir eylem planı uygulamaya
konulacaktır.
Büyük mükelleflere yönelik
hizmetlerin tek bir merkezden
sunulması amacıyla kurulan Büyük
Mükellefler Vergi Dairesi
Başkanlığının geliştirilmesi
sağlanacaktır. Ayrıca, gelir
idaresinin kurumsal
kapasitesinin ve etkinliğinin
artırılması amacıyla, merkez
teşkilatı ile vergi dairesi
başkanlıkları ve vergi
dairelerinin yeniden
yapılandırmasına yönelik
çalışmalara devam edilecektir.
Ayrıca, mükellefleri
bilgilendirmeye ve vergi
bilincini artırmaya yönelik
broşürlerin çeşitliliğinin ve
dağıtım noktalarının artırılması
hedeflenmektedir.
Vergisini tam olarak ve
zamanında ödemeyenleri tespit
etmek, süresinde ödenmeyen vergi
ve cezaların cebren takip ve
tahsilini sağlamak amacıyla
kurulmuş olan Borç Takip ve
Değerlendirme Sisteminin
geliştirilmesi için gerekli
teknolojik yatırımlar
sürdürülecektir.
Hazineye ait ve bir kamu
hizmetine tahsisli olmayan
taşınmazların, uygulanan ekonomi
politikası çerçevesinde
ekonomiye kazandırılması ve
bütçeye kaynak sağlamak üzere
etkin bir şekilde
değerlendirilmesine kararlılıkla
devam edilecektir.
II. MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE
BÜYÜKLÜKLERİ
A. Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi
Mali Plan dönemi merkezi yönetim
bütçe dengesi ve faiz dışı fazla
hedefleri Tablo 2’de yer
almaktadır.
Tablo 2- Merkezi Yönetim Bütçe
Dengesi ve Faiz Dışı Fazlası
|
|
2009 |
2010 |
2011 |
|
Merkezi Yönetim
Bütçe Dengesi
(Milyon YTL) |
-15.548 |
-15.920 |
-23.042 |
|
Merkezi Yönetim
Bütçe Dengesi / GSYH
(%) |
-1,4 |
-1,3 |
-1,7 |
|
Faiz Dışı Fazla
(Milyon YTL) |
41.202 |
38.872 |
36.949 |
|
Faiz Dışı Fazla /
GSYH (%) |
3,7 |
3,1 |
2,6 |
2009 yılı merkezi yönetim bütçe
açığının GSYH’ye oranının yüzde
1,4 olarak gerçekleşeceği, 2010
yılında yüzde 1,3’e düşeceği,
2011 yılında ise yüzde 1,7
oranında gerçekleşeceği tahmin
edilmektedir.
Mali Plan döneminde, GSYH’ye
oranı açısından 2009 yılında
yüzde 3,7, 2010 yılında yüzde
3,1, 2011 yılında ise yüzde 2,6
oranında faiz dışı fazla
hedeflenmiştir. Belirlenen faiz
dışı fazla hedefi, kamu borç
stokunun düşüş eğiliminin
sürdürülmesini ve AB tanımlı
brüt kamu borç stokunun GSYH’ye
oranının Mali Plan dönemi
sonunda yüzde 31 seviyesine
düşürülmesini sağlayacaktır. Bu
durum, borçlanma faizlerinin
aşağıya çekilmesine de yardımcı
olacaktır.
Merkezi yönetim bütçesinin
program tanımlı gelir ve
giderleri ile faiz dışı fazlası
Tablo 3’de yer almaktadır.
Tablo 3- Program Tanımlı Bütçe
Büyüklüklerinin GSYH’ye Oranı
(%)
|
|
2009 |
2010 |
2011 |
|
Merkezi Yönetim Bütçesi
Gelirleri |
20,4 |
20,3 |
20,2 |
|
Merkezi Yönetim Bütçesi
Faiz Dışı Harcamaları
|
18,1 |
18,3 |
18,5 |
|
Merkezi Yönetim Bütçesi
Faiz Dışı Fazlası |
2,3 |
2,0 |
1,7 |
B.
Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri
2009-2011 döneminde merkezi
yönetim bütçe giderleri;
makroekonomik göstergeler, temel
politika belgelerinde ortaya
konulan öncelikler ve kamu
idarelerinin ihtiyaçları esas
alınarak tahmin edilmiştir. Bu
çerçevede, bütçe giderlerinin
ekonomik tasnif bazında
tahmininde kullanılan ve öne
çıkan temel unsurlar aşağıda
belirtilmiştir.
Personel giderleri tahmin
edilirken,
kamu personeline mali imkanlar
ve hedeflerle uyumlu maaş ve
ücret artışı sağlanacağı
varsayılmıştır. Sosyal güvenlik
devlet prim giderleri tahmininde
5754 sayılı Kanunla değişik 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun
getirdiği sağlık primi giderleri
dikkate alınmıştır.
Mal
ve hizmet alım giderlerinin
tahmininde,
kamu idarelerinin Mali Plan
döneminde
uygulamaya koyacakları yeni
programlar, hizmet genişlemesine
bağlı olarak ortaya çıkacak
ihtiyaçlar ve bu giderleri
etkileyecek makroekonomik
göstergeler esas alınmıştır.
Ayrıca, Devlet memurları ile
bakmakla yükümlü oldukları
kişilerin sağlık giderleri ve
sosyal güvenliği olmayanların
sağlık giderleri Sosyal Güvenlik
Kurumu tarafından
karşılanacağından, Mali Plan
döneminde bu tür giderler için
mal ve hizmet alım gideri
öngörülmemiştir.
Cari transfer harcamalarının
tahmininde; 5510 sayılı Kanunun
uygulamaya girmesinin sosyal
güvenlik dengesine etkileri,
5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun çerçevesinde
merkezi yönetim bütçesinden
karşılanacak işveren sigorta
prim indirimi ve diğer giderler
ile mahalli idarelerin genel
bütçeden aldığı payın
artırılmasına ilişkin
düzenlemeler dikkate alınmıştır.
Sermaye giderlerinin tahmininde,
Mali Plan döneminde kamu
yatırımlarına ilişkin belirlenen
hedefler ile GAP Eylem Planı
kapsamında yapılacak yatırımlar
dikkate alınmıştır.
Sermaye transferlerinin
tahmininde, KÖYDES Projesinin
Mali Plan döneminde devam
ettirileceği, Ar-Ge projelerine
bütçeden ayrılan payın
artırılacağı varsayılmıştır.
Borç verme giderlerinde ise
KİT’lerin mali yapısı ile harç
ve öğrenim kredilerine ilişkin
öngörüler dikkate alınmıştır.
Diğer taraftan, faiz
giderlerinin tahmininde borç
stokunun yapısı ve seyri, ulusal
ve uluslararası piyasalardaki
dalgalanmaların faiz giderlerine
olan muhtemel etkileri de
dikkate alınmıştır. Yukarıda
yapılan açıklamalar çerçevesinde
2009-2011 dönemi merkezi yönetim
bütçe giderleri Tablo 4’de yer
aldığı şekilde tahmin
edilmiştir.
Tablo 4- Ekonomik Sınıflandırma
Bazında Merkezi Yönetim Bütçe
Giderleri
|
(Milyon YTL) |
2009 |
2010 |
2011 |
|
Merkezi Yönetim Bütçe
Giderleri |
259.140 |
284.229 |
319.520 |
|
Faiz Dışı Giderler |
202.390 |
229.437 |
259.529 |
|
- Personel Giderleri |
56.389 |
61.691 |
67.591 |
|
- Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Devlet Primi
Giderleri |
10.610 |
11.563 |
12.509 |
|
- Mal ve Hizmet Alım
Giderleri |
18.856 |
21.389 |
25.076 |
|
- Cari Transferler |
93.003 |
107.956 |
122.492 |
|
- Sermaye Giderleri |
15.483 |
17.675 |
21.212 |
|
- Sermaye Transferleri |
2.321 |
2.848 |
3.621 |
|
- Borç Verme |
4.276 |
4.600 |
4.993 |
|
- Yedek Ödenek |
1.451 |
1.714 |
2.036 |
|
Faiz Giderleri |
56.750 |
54.792 |
59.992 |
Mali Plan döneminde cari
transfer giderleri, faiz hariç
bütçe giderlerinin yaklaşık
yarısını oluşturmaktadır. Bu
durum, büyük ölçüde 5510 sayılı
Kanunun ve mahalli idarelere
genel bütçe vergi gelirlerinden
ayrılan payın artırılmasına
ilişkin düzenlemelerden
kaynaklanmaktadır. Yukarıda yer
alan merkezi yönetim bütçe
giderlerinin GSYH’ye oranları
ise Tablo 5’de gösterilmiştir.
Tablo 5- Merkezi Yönetim Bütçe
Giderlerinin GSYH’ye Oranı (%)
|
|
2009 |
2010 |
2011 |
|
Merkezi Yönetim Bütçe
Giderleri |
23,4 |
22,8 |
22,9 |
|
Faiz Dışı Giderler |
18,2 |
18,4 |
18,6 |
|
- Personel Giderleri |
5,1 |
5,0 |
4,8 |
|
- Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Devlet Primi
Giderleri |
1,0 |
0,9 |
0,9 |
|
- Mal ve Hizmet Alım
Giderleri |
1,7 |
1,7 |
1,8 |
|
- Cari Transferler |
8,4 |
8,7 |
8,8 |
|
- Sermaye Giderleri |
1,4 |
1,4 |
1,5 |
|
- Sermaye Transferleri |
0,2 |
0,2 |
0,3 |
|
- Borç Verme |
0,4 |
0,4 |
0,4 |
|
- Yedek Ödenek |
0,1 |
0,1 |
0,1 |
|
Faiz Giderleri |
5,1 |
4,4 |
4,3 |
2009-2011 döneminde, merkezi
yönetim bütçe giderlerinin
GSYH’ye oranının sırasıyla yüzde
23,4, yüzde 22,8 ve yüzde 22,9
olarak gerçekleşmesi
öngörülmüştür.
C. Merkezi Yönetim Bütçe
Gelirleri
Merkezi yönetim bütçe gelirleri,
Orta Vadeli Programda yer alan
makroekonomik göstergeler ile
gelir politikalarının bütçe
gelirlerine etkileri, ulusal ve
uluslararası piyasalardaki
gelişmeler ve gelirlerin geçmiş
yıllarda gösterdiği eğilim
dikkate alınarak tahmin
edilmiştir.
Tablo 6- Merkezi Yönetim Bütçe
Gelirleri
|
(Milyon YTL) |
2009 |
2010 |
2011 |
|
Merkezi Yönetim Bütçe
Gelirleri (Net)
|
243.592 |
268.309 |
296.478 |
|
Merkezi Yönetim Bütçesi
Vergi Gelirleri (Net)
|
198.601 |
221.239 |
246.268 |
2009-2011 yıllarını kapsayan
dönemde, vergi gelirlerinin
merkezi yönetim bütçe gelirleri
içerisindeki payının yıllar
itibarıyla artacağı tahmin
edilmektedir. 2009 yılında yüzde
81,5 olan bu oran, 2011 yılında
yüzde 83,1 olarak
öngörülmektedir.
Tablo
7- Merkezi Yönetim Bütçe
Gelirlerinin GSYH’ye Oranı (%)
|
|
2009 |
2010 |
2011 |
|
Merkezi Yönetim Bütçe
Gelirleri (Net)/GSYH (%) |
22,0 |
21,5 |
21,3 |
|
Merkezi Yönetim Bütçesi
Vergi Gelirleri
(Net)/GSYH (%) |
17,9 |
17,8 |
17,7 |
2009-2011 Mali Planı dönemi
sonunda merkezi yönetim bütçe
gelirlerinin GSYH’ye oranının
yüzde 21,3, vergi gelirlerinin
GSYH’ye oranının ise yüzde 17,7
olarak gerçekleşeceği
beklenmektedir.
III. MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE
AÇIĞININ FİNANSMANI
Kamu borç ve risk yönetiminin
temel ilkeleri;
·
Makroekonomik dengelerin
gözetilerek para ve maliye
politikaları ile uyumlu
sürdürülebilir, saydam ve hesap
verilebilir bir borçlanma
politikasının izlenmesi,
·
Finansman ihtiyaçlarının, iç ve
dış piyasa koşulları ve maliyet
unsurları göz önüne alınarak
belirlenen risk düzeyi
çerçevesinde, orta ve uzun
vadede mümkün olan en düşük
maliyetle karşılanması,
olarak belirlenmiştir.
Bu kapsamda yürütülmekte olan
“stratejik ölçütlere dayalı
borçlanma politikası”
çerçevesinde 2009-2011
döneminde;
·
Nakit iç borçlanmanın ağırlıklı
olarak YTL cinsinden yapılması,
·
YTL cinsi borçlanmanın ağırlıklı
olarak sabit faizli
enstrümanlarla yapılarak gelecek
12 ayda faizi yenilenecek
senetlerin payının azaltılması,
·
Ortalama vadenin piyasa
koşullarının elverdiği ölçüde
uzatılarak vadesine 12 aydan az
kalmış senetlerin payının
azaltılması,
·
Nakit ve borç yönetiminde
oluşabilecek likidite riskinin
azaltılması amacıyla güçlü
rezerv tutulması,
hedeflenmektedir.
Diğer taraftan, AB tanımlı kamu
brüt borç stoku ve kamu net borç
stokuna ilişkin tahminler
aşağıdaki tabloda yer
almaktadır:
|